Orgone Psicologia Clínica

(Source: https://www.facebook.com/orgone.psicologia/)

Orgone Psicologia Clínica - 1EA824

Related Articles

Hastane Cafe Photo 2017-07-21 14:11

ÜNİVERSİTE TERCİHLERİNDE HEMŞİRELİK SEÇELİM Mİ DİYE SORANLARA HEMŞİRE HATİCE KAYMAKÇI AYDINLATICI BİR YAZI HAZIRLAMIŞ. Üniversite tercih dönemi münasebetiyle hemşirelik bölümleriyle ilgili olarak "benim kızı yazdırsak mı?", "maaş ne kadar", "senin durumun iyi görünüyor, bizim çocuk da rahat etsin" ,"bizim oğlanı hangi hemşireliğe yazdırsak" soruları geliyor. Sanırım işsizlik sorunu olmadığı için son yıllarda çok tercih edilen bölümlerden biri oldu hemşirelik ... Akademik olarak değil tamamen kişisel tecrübe ve düşüncelerimi toplu olarak paylaşmayı uygun gördüm. Yazdıklarımdan sonra tercih edip de sonra pişman olan olursa sorumluluk almıyorum. Her şeyden ben değil Mark Zuckerberg sorumludur. :) :) 1-Ben Hukuk / Basın Yayın / Siyasal Bilgiler okumak isterken Hemşirelik okumuş biriyim. Düşüncelerimi pek dikkate almayabilirsiniz. Halen Hukuk Fakültesi rüyalarıma giriyor. Eğitim hemşireliği dönemimde yasaları – yönetmelikleri anlatıyordum. Bir de İstanbul Tıp Fakültesi'nde 3-4 arkadaşımla birlikte "Hemşirelik Bülteni"ni çıkarmıştık. Yani insanın içinde kalıyor bir şekilde istediği bölüm... Ben kendime böyle çıkış yollarını buldum ama sizler aklınıza takılı bir bölüm varsa o bölüm için çalışın çaba gösterin. "Keşke deneseydim" demeyin benim gibi yıllarca... 2-Öncelikle hemşirelik alanına ilgi duymuyorsanız, derslerin ne olduğunu filan bilmiyorsanız sakın yazmayın. İşletmeye ilgi duymuyorsanız okuyabilirsiniz ama Hemşirelik bölümü ilgi duymadan okunacak ve sonrasında çalışılacak bir alan değildir. Hele Tıp tutturamadım Hemşirelik Fakültesi olsun demeyin. Teyzelerin amcaların "yarı doktor sayılırsın" demesine bakmayın. Tamamen farklı meslekler olduğunu bilin. Bu arada bu lafı iltifat olsun diye söyleyenler bu sözden nefret ettiğimizi de bilsin artık. :) "Yarım doktor" değil "tam hemşire" olmak bizi mutlu ediyor. :) 3-Dersler ağır. En azından bence öyleydi. Biraz tembel olduğumdan ve derslere ilgi duymadığımdan olabilir. Aldığınız bilgi ve derslerin hepsini kullanma fırsatınız olmuyor alanda ama iş sadece 2 serum takmak, 3 tansiyon ölçmek de değil. Hastayı takip etmek , bakım ihtiyaçlarını saptayıp planlamak, gereken durumlarda bağımsız fonksiyonlar dahilinde müdahale etmek , bilgilendirme, eğitim yapmak filan her hemşirenin yaptığı / yapması gereken rutin işlerden sadece bazıları... Yoğun bakımda hastanın altını temizleyeceginizi de , sonra o altını temizlediginiz hastalara en iyi bakımin nasil olacagina dair istatistik dahil bilimsel çalışma yapıp kongrede sunabileceğinizi de bilin. 4-Hemşirelik stajlarında 4 yıllık üniversite öğrencisi olduğunuzu öğrenen teyzeler "2 yıl daha okuyup doktor olsaydın ya" diyecekler, sakin olun. "Ben o şu bu herkes doktor olursa yoğun bakımda sana kim bakacak teyzeciğim" deyip, şefkatle elini tutun. :) 5-Hemşirelik nöbet tutulan bir meslek arkadaşlar. Gece, yılbaşı, 9 gün bayram tatili, 2 gün hafta sonu tatili filan yok. Hemşirelik yapmaya başlayınca 5 yıl dolmadan hatta 10 yıl dolmadan "gündüz çalışmak istiyorum" demeyin. Olmazz... Nöbet tutarak, hastanede bir tek gün ışık görmeden emekli olan hemşireler var, unutmayın. Bu arada mesleğimin ilk 3 yılında yılbaşı nöbeti tuttuğumu da belirteyim. İlk yıl Cerrahpaşa'da çömez olduğumdan, 2. yıl babamı kaybettiğimden zaten eğlenmeyeceğim düşüncesiyle gönüllü olarak, 3. yıl Çapa'ya geçtiğimde yine çömez olduğumdan tuttum. 3 buçuk yıl çalıştığım yoğun bakımda ise ayda sadece 5 gün gündüz ( 07-15) çalışabiliyordum. 9 günlük bir bayram tatilinde de 7 gün nöbetim vardı. Zaten diğer günlerde de uykumu alıp dinlenmekle geçti. 6-Şanslısınız, artık erkek hemşire sayısı çok fazla...:) Özellikle son yıllarda sayı epey arttığı için "kadın mesleği" olarak yaşanan zorluklardan kurtulmuş olduk. Biz Fakültede okurken kantine erkek ziyaretçilerin de girebilmesi için eylem yapmıştık. Hiç erkek arkadaşım yoktu halbuki, neredeyse selamlaşmışlığım bile yoktu. Niye eyleme katıldım bilmiyorum. Eylemi dikkate almışlardı. Öğrenciler erkek arkadaşlarıyla kantinde oturabiliyordu, erkek arkadaşı olmayan ben ise eyleme katıldığım için aklımı sorguluyordum . Demem o ki okullar kızlı erkekli daha güzel, hemşirelik hepten güzel... Ama yakında sadece erkek hemşireler tercih edilmeye başlanabilir. Malum kadınların doğum izinleri, tüm evin işleriyle ilgilenmeleri, çocuklar hasta olduğunda sadece kadınların ilgilenmeleri gibi nedenlerle erkekler her işte tercih edilebilir oluyor artık zaten... Neyse bu başka bir yazı konusu... :) 7-Hemşirelikte ilginize göre hastane dışında ve içinde koşullar ve kişinin durumu uygun olduğu sürece çok farklı iş alanlarında çalışabilirsiniz. Hastane dışında iş sağlığı hemşireliği, evde bakım hemşireliği, okul hemşireliği, sigorta şirketlerinin sağlık bölümlerinde, ilaç firmalarında çalışılabilir. Hastanelerde ise, hizmet içi eğitim koordinatörlüğü, yoğun bakım hemşireliği, yenidoğan hemşireliği, yönetici hemşirelik, diyabet hemşireliği, infeksiyon kontrol hemşireliği gibi alanlarda uzmanlaşıp çalışılabilir. Tabi okullarda akademisyen olarak da devam edebilirsiniz. Lütfen sormayın artık, yıllardır hemşire profesörlerimiz var. Ama ne olursanız olun, hangi alanda çalışmayı düşünürseniz düşünün lütfen önce "yatakbaşı hemşiresi" dediğimiz servis hemşireliği yapın mutlaka... Servis hemşireliği azıcık da olsa bilinmezse diğer eğitimler tam oturmuyor. 8- Hastayla ilgilenmek güzeldir. Ama hasta ailesiyle ilgilenmek zordur. Adam neredeyse komalık ettiği karısıyle yeterince ilgilenilmediğini iddia edip çalışanlara ve tabi hastanın başında sürekli bulduğu tek çalışan hemşireye hönkürebilir. Ya da 4 -5 yıldır hiç telefonda bile konuşmadığı akrabası için etrafa "çok ilgiliyim, ortalığı birbirine bile katıyorum onun için" havasında hasta odasına doluşmak isterler. Hastayı yorarlar, yatagına otururlar, herşeye müdahale ederler. Televizyondaki doktor programlarından ileri derecede mezun oldukları için doktorun hemşirenin yaptığı her şeyi eleştirirler. Sabır ve beyaz kod numarasını bilmek gerekiyor. :) 9- Ve tabii sürekli hastane yardımı isteyen uzak - yakın tanıdık - tanımadık kişiler de var. Ben de zaman zaman arkadaşlarımdan yardım istiyorum. Kalp alanında iyi bir hekim sorabilir. Bu bile 2-3 kişiye sorup araştırma yapmanızı gerektirir. Ve zaman alır. Ama makul bir istektir. Onlara göre basittir. Sadece çalıştığınız hastanede olan bir tetkik vardır , yakın tarih isterler. Normalde 1 ay öncesine alırsınız ama hemen ertesi güne almadığınız için surat asarlar. Poliklinik muayenesi ayarlamanızı isterler. "Bu alanda ben paramı ödeyip şu özel hastaneye gidiyorum" dersiniz, inanmazlar, başınızdan attığınızı zannederler. Hastanedeki her işini ayarlasanız bile, hastane kapısında karşılayıp onunla birlikte tüm gün dolaşmadığınız için darılırlar. Dünyayı gezerler ama hastanede yollarını bulamazlar nedense... Kendisinin bürosuna gitseniz 5 dakika oturup bir kahve içecek zaman bulamaz , işleri vardır mutlaka... Onların işi önemli ama hastanede çalışanların işi önemli değildir. Her şey tamam olsa ücret ödemesi gerekmişse bozulur. Sanki ben cebimden ödeyeceğim? Ya da hastane benim hastanem... Ya kardeşim sen eczacı arkadaşından ücretsiz ilaç alıyor musun? Programcı arkadaş ücretsiz program yazıyor mu? Mağazası olan arkadaşın bedava giysi veriyor mu? Hastanede neden ücret ödemek istemiyorsunuz ? Alanında çok iyi birinden zar zor muayene için randevu alıyorsunuz, hanımefendi gelmeyi unutuyor randevusuna... 3 gün sonra yine aynı randevuyu istiyor. Ayrıca biz çalışıyoruz o hastanede... İşyerimde mesai saatim yani... 1 hafta içinde 2 kişiyle ilgilensek neredeyse 2 gün mesai gidiyor. Hastane önemli bir konu ama "bir şey yok ama bir baktırayım demiştim" diye kendi kendinize yarattığınız sorunlara ilişkin isteklerle saatlerimizi harcamayı istemeyiz. Gerçekten yardıma ihtiyacı olanlara zaten yardımcı oluyoruz. Ama ne yaparsak yapalım hiç kimse hastanedeki yardımdan memnun olmuyor. Her şey istediği gibi olsa bile bu defa da yapılan tedaviyi beğenmiyor "doktor çok iyi değil sanırım, daha iyisi yok mu" diye soranlar oluyor. Bunların bir kısmı üstelik istenen tahlilleri filan da yaptırmazlar ama yine aynı sorunla gelirler. Çok iyi biliyorum çünkü kendi aile üyelerimle de aynısını yaşıyorum. Onlara bile anlatamıyoruz ki... :) Ve bir de mevcut sağlık sistemini , yeni yapılan hastaneleri, ücretsiz sağlık sistemini öve öve bitiremeyip sonra "şu hastanede uzman yokmuş, şurada çok para alıyorlar" diye gelenler var ama hadi bir şey demeyeyim... 10- Bu arada hastanedeki hayat, televizyondaki hastane dizilerindeki gibi değil. :) Sivri topuklu ayakkabılarla dolaşma, jönvari yakışıklı doktorlar ( 1-2 kişiye rastladım şimdiye kadar) , saçları sürekli fönlü doktor ve hemşireler yok. Sağda solda cilveleşmeyi bırakın öyle dakikalarca buğulu gözlerle birbirine bakmaya vakit yok. Çalışan sayısı az, hasta çok, malzeme yok. 11- Maaşı soracak olursanız , hiç sormayın derim. Yapılan işle maaş doğru orantılı değil. Ve herkes her yerde daima "ooo, devlet memurusun işin iyi" diyecek. Sinir olacaksın. Birlikte çalıştığın diğer ekip üyeleriyle aranda maaş farkı uçurum olacak. Sinir olacaksın. Sosyal haklar 4 yıllık fakülte mezunu üstelik nöbet tutmayan diğer sağlık çalışanlarından farklı olacak. Sinir olacaksın. 12- Hemşire olmak güzeldir. Profesyonel olarak işimizi yapıyoruz, maaşımızı alıyoruz. Fedakarlık falan filan gibi tanımlamalarla anılmak istemiyoruz. Evet, insanla çalışıyoruz ve bunun bilincinde hareket ediyoruz. Ama sürekli sevgi kelebeği gibi dolaşamayız. Bağırma ve hakaret etmenin asla mazereti olmaz. Ama bunun dışında sürekli gülümsememizi beklemeyin. Gülümsemeyi unutuyorsak sürekli hastalarla birlikte olduğumuz içindir. Eğer bir de devlet hastanesiyse işimiz daha da zordur. Hasta ve yakınlarının da teşekkür etmeyi öğrenmesi lazım. 13- Bu arada aslında yeteri kadar hemşire var ama çalışan hemşire sayısı az. Hastanede çalışan hemşirelerin iş yükü ile maddi-manevi kazançları arasında ters orantı olunca herkes hastane hemşireliğinden uzaklaşıyor. Hemşire sayısı az olduğundan açılamayan servisler, hasta alınmayan yataklar var. Yapılamayan ameliyatlar var. Ortada kalan kime ait olduğu belli olmayan tüm sorumluluklar maalesef hemşirelere yüklenmiş durumda... Hatta sahibi belli olan işler bile hemşirelerin üstüne atılabiliyor. Teknik şartname hazırlamaktan klima bakımına varana kadar diyeyim siz anlayın artık durumumuzu... :) Özellerde de özellikle küçük hastanelerde personelden tasarruf etmek için ortada ne kadar yükleyebilecekleri iş varsa yüklüyorlar. Son olarak hemşirelik sadece çalışırken değil tüm yaşantımızda her konuda bilgi sahibi olmamızı sağlayan ve hayatımızı kolaylaştıran bir meslek... Bu nedenle hemşirelerden çok iyi eş olur, çok iyi anne, çok iyi yol arkadaşı olur. :) :) Tamam, burası biraz reklama girdi ama doğru valla... :) Eğer iyi bir ekiple çalışma fırsatı da yakalarsanız , yani sizi geliştirecek , yolunuzu açacak, rehberlik edecek ya da en azından yolunuzu tıkamayacak kişilerle / yöneticilerle de çalışırsanız şahane bir meslek... Ben seviyorum... :) NOT: Florence Nightingale mezunu olmaktan hep gurur duydum. Benim gibi tembel, ilgisiz birini bile mezun etmeyi başardılar. Çok iyi hocalarımiź oldu. Unuttugum olursa korkusuyla isimleri tek tek saymıyorum ama hepsine teşekkür ederim. Ve iş yaşamımda bana rehberlik eden yöneticilerim ve çalışma arkadaşlarım başta olmak üzere herkese teşekkürlerimi sunarım.